KONKORDATO DA KARŞILIKSIZ ÇEKLERİN CEZAİ DURUMU

Konkordatoya müracaat eden şirketler veya gerçek kişiler için ortaya çıkan sorunlar en önemlisi karşılıksız olan çeklerin cezai durumlarının ne olacağıdır.

SUÇUN TANIMI     : 5941 sayılı Kanunun 5/1. Maddesinde tanımlanan “karşılıksız çek keşide etme suçu, çekin kanunî ibraz süresi içinde ibraz edildiğinde, karşılığının ilgili banka hesabında tam olarak bulundurulmaması” eylemi suç olarak tanımlanmıştır

SUÇUN FAİLİ        : 5941 sayılı Çek Kanununda ise, “çekin üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanuni ibraz süresi içinde bankaya ibrazında çekle ilgili olarak karşılıksız işlemi yapılmasına “sebebiyet veren”  kişinin” bu suçun faili olacağı belirtilmiştir. (ÇK, m.5/1)

Buna göre, bu suç, ancak çekle ilgili olarak “karşılıksızdır” işlemi yapılmasına neden olan gerçek kişi tarafından işlenebilir. Karşılıksız işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi çek karşılığını ilgili bankada tam olarak bulundurmakla yükümlü olan hesap sahibidir. Hesap sahibinin tüzel kişi olması halinde suçun faili, tüzel kişinin mali yönetimi ile görevlendirilen yönetim organı üyesi gerçek kişi veya böyle bir görevlendirme yapılmamış ise yönetim organını oluşturan gerçek kişi veya kişilerdir.

SUÇUN MADDİ UNSURU  Yetkili hamilin elinde ki çeki muhatap bankaya ibraz ettiğinde suçun maddi unsuru gerçekleşmiş olacaktır. Süre gelen yasal düzenlemeler karşılığında çekin arkasına “karşılıksız kaşesi” vurulmak suretiyle oluşacağı ifade edilmiş olsa da Yargıtay 10.HD  13.11.2006 tarih 2005/6720 E.  2006/12542 K.  ifade edildiği üzere ibraz tarihinde ihtiyati tedbir kararı ile ödenmemiş olmasının suçun oluşmasına engel olmayacağı, karşılıksız çek de yargılama usulünü düzenleyen 16. madde de ihtiyati tedbirin kaldırıldığı tarihten itibaren şikâyet hakkının doğacağı ifade edilmiştir.  Bunun dışında keşidecinin çekte yazılı miktarda borcu olmadığına veya çekin teminat çeki olduğuna dair iddialarının bu yolda açılan hukuk davalarının suçun oluşmasına engel teşkil etmeyeceği sonucuna varılmıştır….”  Yargıtay CGK. 09.10.1989, 1989/7-213 E. 1989/280 K.

Yargıtay 10.CD 27.06.1995 tarih ve 1995/5732 E. 1995/6401 K. ve 23.11.1995 tarih 1995/8231 E. 1995/11076 K. içtihatın da “çekin, muhatap bankaya ibrazında ihtiyati tedbir kararı gereği çekin arkasına şerh verilerek ödeme yapılmadığının, bu tedbir kararının kaldırılmasının hamile tebliğ edilmesi üzerine hamil tekrar süresinde bankaya ikinci defa ibraz etmesi gerektiğini ve şikayet süresinin de bu ibrazdan itibaren başlayacağını mahkemelerin tedbir kararının kaldırılmasının hamile hangi tarihte tebliğ edildiğinin resen araştırması gerektirdiğini göstermiştir. “ denilmektedir.

SUÇUN MANEVİ UNSURU : 5941 sayılı Çek Kanununun 5/1. maddesinde tanımlanan suçun kasten işlenebilen bir suç olduğunun kabul edilmesi gerekir. Dolayısıyla çek ibrazı halinde ödememe eğer kanunda düzenlenen haller dışında hesapta bulundurulmuyor ise karşılıksız çek kesme suçu oluşacaktır.

Yukarıda izah edildiği üzere HMK 389 ve devamı maddelerinde verilen Çek  hakkında ödeme yasağı verilmesi ile ilgili kararlarda, çekin hesapta bulundurulmamasının sebebin kanunun hâkime tanıdığı bir yetki ve kanunun bir emrinin yerine getirilmesi olması nedeniyle kovuşturma ancak 16. madde hükümleri çerçevesinde ancak ihtiyati tedbirin kalktığı tarihten itibaren işlemeye başlayacaktır.

Konkordato da ibrazında ödenmeyen çeklerin durumuna gelince;

Burada şöyle bir ayrım yapmakta fayda vardır.

1/a-) Konkordato ilanından önce arkası yazılmış olan ve şikayeti yapılmış olan çekler;

Borçlu konkordato talebi ile iyiniyetli olarak mahkemeye sunduğu projede bu çekleri ödeyeceğini belirttiği için ve bu pojenin uygulanabilir olduğuda mahkeme tarafından uygun görülmesi nedeniyle süre verildiği için, konkordato öncesinde ibraz edilen ve karşılıksız kalan çekler içinde karşılıksız çek nedeniyle şikâyet edilmiş olsa bile, Ticaret Mahkemesince   ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına veya konkordato red kararına kadar İcra Ceza Mahkemesi yargılamanın durmasına karar vermelidir.

Ceza Muhakemesi Hukukunda bu hususa gerekli bir düzenleme yapılıncaya kadar İcra Ceza Mahkemelerinin bekletici mesele kararı vermesi kanatimizce konkordato nun amacına en uygun karar olacaktır. Bizce, Ticaret Mahkemesinde ihtiyati tedbir kararının kaldırıldığı veya konkordato red kararı verildiği tarihten itibaren İcra Ceza Mahkemesinde 3167 sk 16/b maddesine göre kavuşturma süresi başlayacaktır.

1/b-)Konkordato ilanından önce arkası yazılmış olan ve şikayeti yapılacak olan çekler;

Çek nedeniyle şikayet süresi Konkordato da ki ihtiyati tedbir kararının kaldırıldığı veya konkordatonun reddine karar verildiği hususunun yetkili hamile tebliğ edildiği tarihten itibaren, yeniden hamil tarafından bankaya ibraz ile başlayacağını düşünmekteyiz.

2-) Önceden vadeli olarak keşide edildiği için, Konkordato süreleri içerisinde bankaya ibraz edilen çekler;

Her ne kadar hukukumuz da öngörülmemiş olsa da ileri tarihli çeklerin ödeme günleri geçici mühlet ve kesin mühlet içerisinde söz konusu olması halinde, çekin bankaya ibrazı halinde muhatap banka  tarafından mahkemenin ihtiyati tedbir kararı çekin arkasına şerh edilerek yetkili hamile çek iade edilecektir veya tedbir kararı yoksa çekin arkası karşılıksızdır diye yazılacaktır.

Keşideci –borçlunun süresinde çek karşılığının muhatap bankada bulundurmamasının sebebi  bir kanun emrine dayanmaktadır. Dolayısıyla çekin ibrazında karşılığının bulunmamasında keşidecinin kasıt ile hareket ettiğinden bahsedilemez. Bir hukuka uygunluk hali sözkonusudur. Bu nedenle karşılıksız çek suçunun oluşmayacağı kanatindeyiz.

3-) Konkordato ilanından sonra keşide edilen ve karşılığı bulunmayan çekler;

Konkordatoya  başvurusu anında gösterilmeyen ve konkordatonun ilanından sonra kişede edilen çekler yukarıda anlatılan çekler gibi değerlendirilemez. Konkordatonun gerçekleşebilmesi için müracaat eden kişinin ticari hayatına devam etmesi gerekmektedir. Ticari hayatın devamı için konkordato başvurusu sonrasında keşide edilen çekler için cezai sorumluluk devam edecektir görüşündeyiz.

Sonuç olarak;

Borçlu ile alacaklının uzlaşmasının öngörüldüğü konkordato müessesesinde, karşılıksız çek şikayet üzerine icra ceza mahkemelerinin konkordatonun ruhuna uygun karar vermesi, gerektiğinde konkordato süreci sonuna kadar davayı bekletmesi veya manevi unsur yokluğu ve hukuka uygunluk nedenlerinden dolayı beraat kararı vermesi gerekmektedir. Aksi hareket konkordatodan beklenen uzlaşma gayesinin gerçekleşmemesine sebep olacaktır.

Konkordato tedbiri ile borç ödeme gayretinde olan keşideci-borçluya yardım ve destek olunur iken diğer taraftan ceza kıskacında olan borçlu portresini ve konkordato sürecini kanun öngörmemiş hatta ki düşünmemiştir. Bu konuda hızlı bir şekilde düzenleme yapılması, ortaya çıkabilecek olan bir çok sorunun önleyebilecektir.

Apan-dilek hukuk müşavirliği

Av. Harun APAN